KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

صرخ

imdad (eden) · feryadederler · sizi kurtarabilirim

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
5
Ayet
4
Sure
4
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

4 ayetin ilk 4 tanesi
وَقَالَşöyle dediٱلشَّيْطَٰنُşeytanلَمَّاne zaman kiقُضِىَbitirildiٱلْأَمْرُişإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahوَعَدَكُمْsize va'dettiوَعْدَva'diٱلْحَقِّgerçekوَوَعَدتُّكُمْve ben de size va'dettimفَأَخْلَفْتُكُمْوَمَاve yokturكَانَbenimلِىَعَلَيْكُمsize karşıمِّنhiçسُلْطَٰنٍbir güc(üm)إِلَّآbaşkaأَنsizi davet etmektenدَعَوْتُكُمْفَٱسْتَجَبْتُمْsiz de da'vetime koştunuzلِىفَلَاo haldeتَلُومُونِىbeni kınamayınوَلُومُوٓا۟fakat kınayınأَنفُسَكُممَّآneأَنَا۠benبِمُصْرِخِكُمْsizi kurtarabilirimوَمَآne deأَنتُمsizبِمُصْرِخِىَّإِنِّىşüphesiz benكَفَرْتُreddetmiştimبِمَآbeni ortak koşmanızıأَشْرَكْتُمُونِمِنöncedenقَبْلُإِنَّdoğrusuٱلظَّٰلِمِينَzalimlerلَهُمْ(onlar) için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah'a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَصْبَحَsabahladıفِىşehirdeٱلْمَدِينَةِخَآئِفًاkorku içindeيَتَرَقَّبُgözetleyerekفَإِذَاbir de baktı kiٱلَّذِىkendisinden yardım isteyenٱسْتَنصَرَهُۥبِٱلْأَمْسِdünيَسْتَصْرِخُهُۥقَالَdediلَهُۥonaمُوسَىٰٓMusaإِنَّكَgerçekten senلَغَوِىٌّbir azgınsınمُّبِينٌbelli ki

Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُمْve onlarيَصْطَرِخُونَferyadederlerفِيهَاoradaرَبَّنَآRabbimizأَخْرِجْنَاbizi çıkarنَعْمَلْyapalımصَٰلِحًاiyi işlerغَيْرَbaşka olarakٱلَّذِىolduğumuzكُنَّانَعْمَلُأَوَلَمْsizi yaşatmadık mı?نُعَمِّرْكُممَّاöğüt alacağı kadarيَتَذَكَّرُفِيهِoradaمَنkimseninتَذَكَّرَöğüt alacakوَجَآءَكُمُve size geldiٱلنَّذِيرُفَذُوقُوا۟öyle ise (azabı) tadınفَمَاartık yokturلِلظَّٰلِمِينَzalimlerinمِنhiçbirنَّصِيرٍyardımcısı

Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi