KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

حكم

hakim · hükmü · Hüküm · Hikmet

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
210
Ayet
189
Sure
57
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Hüküm ve engelleme ilişkisi

حكم maddesi yargı bildirme yanında engelleme ve dizginleme örnekleri içerir. Kaynağın bu bağlantısı her ayetten aynı idarî veya hukukî sonucu çıkarmak için kullanılamaz.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris kökün temel açıklamasını engelleme olarak verir; hükmü haksızlığın önlenmesiyle ilişkilendirir. Hayvanın dizgini ve akılsız kişinin davranışını durdurma örneklerinin ardından hikmeti cehaleti engelleme yönüyle açıklar. Sözlükteki somut örnekler yazarın kavramsal ilişkiyi nasıl kurduğunu gösterir. Hüküm, hikmet ve dizgin arasındaki bağı görmek, bu kelimelerin cümlede aynı görevde olduklarını varsaymayı gerektirmez; bağlam ve biçim ayrımı korunmalıdır. (İbn Fâris, Mekāyîs, 2/91–2/92.)

Ayet içinde okuma

Nisâ 4:58’de insanlar arasında hükmederken adaletle hükmetme emri vardır. Mâide 5:44’te hükmetme, Tevrat, peygamberler ve korumakla yükümlü olunan kitap bağlamında geçer. Birinci ayet hükmün nasıl verilmesini, ikinci ayet vahyedilen kitapla ilişkiyi açıkça belirtir. Araştırmada yalnız kök aramasının getirdiği ortaklığı kaydetmek yeterli değildir: hükmeden kişiler, hakkında hükmedilen durum ve cümledeki kayıtlar da yan yana okunmalıdır.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

189 ayetin ilk 8 tanesi
قَالُوا۟dediler kiسُبْحَٰنَكَSeni tesbih ederizلَاyokturعِلْمَbilgimizلَنَآbizimإِلَّاbaşkaمَاşeydenعَلَّمْتَنَآإِنَّكَşüphesiz senأَنتَsenٱلْعَلِيمُbilensinٱلْحَكِيمُhakim olansın

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَتِve dediler kiٱلْيَهُودُYahudilerلَيْسَتِdeğillerٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlarعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَقَالَتِve dediler kiٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlar daلَيْسَتِdeğildirlerٱلْيَهُودُYahudilerعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَهُمْoysa onlarيَتْلُونَokuyorlarٱلْكِتَٰبَكَذَٰلِكَböyleceقَالَsöyledilerٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَمِثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْفَٱللَّهُartık Allahيَحْكُمُhüküm verecektirبَيْنَهُمْaralarındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşey hakkındaكَانُوا۟olduklarıفِيهِondaيَخْتَلِفُونَihtilaf halinde

Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizوَٱبْعَثْgönderفِيهِمْonlaraرَسُولًاbir elçiمِّنْهُمْkendi içlerindenيَتْلُوا۟okuyacakعَلَيْهِمْkendilerineءَايَٰتِكَsenin ayetleriniوَيُعَلِّمُهُمُve onlara öğretecekٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَيُزَكِّيهِمْإِنَّكَşüphesiz sensinأَنتَyalnız senٱلْعَزِيزُAziz olanٱلْحَكِيمُHakim olan

"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَمَآgibiأَرْسَلْنَاgönderdiğimizفِيكُمْkendi içinizdenرَسُولًاbir Elçiمِّنكُمْsizden olanيَتْلُوا۟okuyanعَلَيْكُمْsizeءَايَٰتِنَاayetlerimiziوَيُزَكِّيكُمْve sizi temizleyenوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretenٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَيُعَلِّمُكُمve size öğretenمَّاşeyleriلَمْolduğunuzتَكُونُوا۟تَعْلَمُونَbilmiyor

Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyemeyinتَأْكُلُوٓا۟أَمْوَٰلَكُمmallarınızıبَيْنَكُمaranızdaبِٱلْبَٰطِلِbatıl (sebepler) ileوَتُدْلُوا۟ve atmayınبِهَآonlarıإِلَىhakimler(in önün)eٱلْحُكَّامِلِتَأْكُلُوا۟yemeniz içinفَرِيقًاbir kısmınıمِّنْmallarındanأَمْوَٰلِٱلنَّاسِinsanlarınبِٱلْإِثْمِgünah bir biçimdeوَأَنتُمْve sizتَعْلَمُونَbildiğiniz halde

Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerزَلَلْتُمkayarsanızمِّنۢsonraبَعْدِمَاsize geldiktenجَآءَتْكُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerفَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَانَidiٱلنَّاسُinsanlarأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekفَبَعَثَsonra gönderdiٱللَّهُAllahٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriمُبَشِّرِينَmüjdecilerوَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarakوَأَنزَلَve indirdiمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّhak olarakلِيَحْكُمَhükmetmek üzereبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفِيمَا(konularda)ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleriفِيهِوَمَاveٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)فِيهِo(Kitap hakkı)ndaإِلَّاdışındaٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlarمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerبَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürüبَيْنَهُمْفَهَدَىbunun üzerine ilettiٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟iman edenلِمَاayrılığa düştükleriٱخْتَلَفُوا۟فِيهِkendisindeمِنَgerçeğeٱلْحَقِّبِإِذْنِهِۦوَٱللَّهُAllahيَهْدِىiletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فِى(hakkında)ٱلدُّنْيَاdünyaوَٱلْءَاخِرَةِوَيَسْـَٔلُونَكَve sana soruyarlarعَنِöksüzlerdenٱلْيَتَٰمَىٰقُلْde kiإِصْلَاحٌıslah etmekلَّهُمْonları(n durumlarını)خَيْرٌوَإِنve eğerتُخَالِطُوهُمْonlara karışırsanızفَإِخْوَٰنُكُمْوَٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirٱلْمُفْسِدَbozanıمِنَıslah edendenٱلْمُصْلِحِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَأَعْنَتَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi