KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

عرب

Arap · Arapça · Araplar · sevgililer

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
22
Sure
15
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

22 ayetin ilk 8 tanesi
وَجَآءَve geldilerٱلْمُعَذِّرُونَözür bahane edenمِنَbedevi Araplarٱلْأَعْرَابِلِيُؤْذَنَizin verilmesi içinلَهُمْkendilerineوَقَعَدَve oturdularٱلَّذِينَkimselerكَذَبُوا۟yalan söyleyen(ler)ٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥسَيُصِيبُerişecektirٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)مِنْهُمْonlardanعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْأَعْرَابُbedevi Araplarأَشَدُّdaha yamandırكُفْرًاküfürdeوَنِفَاقًاve iki yüzlülükteوَأَجْدَرُve daha müsaittirlerأَلَّاtanımamayaيَعْلَمُوا۟حُدُودَsınırlarınıمَآşeylerinأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلْأَعْرَابِbedevi Araplardanمَنkimi var kiيَتَّخِذُsayarمَاşeyiيُنفِقُverdiğiمَغْرَمًاangaryaوَيَتَرَبَّصُve gözetlerبِكُمُsizeٱلدَّوَآئِرَعَلَيْهِمْonlarınدَآئِرَةُbela başına gelsinٱلسَّوْءِوَٱللَّهُAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِمَنkimi de var kiيُؤْمِنُinanırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَيَتَّخِذُve vesile sayarمَاşeyiيُنفِقُverdiğiقُرُبَٰتٍyakınlaşmayaعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَصَلَوَٰتِve du'alarını almayaٱلرَّسُولِأَلَآiyi bilin kiإِنَّهَاgerçekten oقُرْبَةٌyakınlık vesilesidirلَّهُمْسَيُدْخِلُهُمُonları sokacaktırٱللَّهُAllahفِىiçineرَحْمَتِهِۦٓإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِمَّنْve vardırحَوْلَكُمçevrenizdekiمِّنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِمُنَٰفِقُونَوَمِنْveأَهْلِhalkındanٱلْمَدِينَةِمَرَدُوا۟iyice alışmışعَلَىiki yüzlülüğeٱلنِّفَاقِلَاsen onları bilmezsinتَعْلَمُهُمْنَحْنُbizنَعْلَمُهُمْسَنُعَذِّبُهُمonlara azabedeceğizمَّرَّتَيْنِiki kereثُمَّsonra daيُرَدُّونَonlar itileceklerdirإِلَىٰazabaعَذَابٍعَظِيمٍbüyük

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاonlara yakışmazكَانَلِأَهْلِhalkınınٱلْمَدِينَةِMedineوَمَنْve kimselerinحَوْلَهُمonların çevresindenمِّنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِأَنgeri kalmalarıيَتَخَلَّفُوا۟عَنElçisindenرَّسُولِٱللَّهِAllah'ınوَلَاveيَرْغَبُوا۟kaygısına düşmeleriبِأَنفُسِهِمْkendi canlarınınعَنonun canından önceنَّفْسِهِۦذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünküلَاyoktur kiيُصِيبُهُمْonların çekmeleriظَمَأٌbir susuzlukوَلَاve yoktur kiنَصَبٌbir yorgunlukوَلَاve yoktur kiمَخْمَصَةٌbir açlıkفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاve yoktur kiيَطَـُٔونَayak basmalarıمَوْطِئًاbir yereيَغِيظُöfkelendirecekٱلْكُفَّارَkâfirleriوَلَاve yoktur kiيَنَالُونَsağlamalarıمِنْdüşman karşısındaعَدُوٍّنَّيْلًاbir başarıإِلَّاmutlakaكُتِبَyazıl(masın)لَهُمkendileri içinبِهِۦonunlaعَمَلٌbir amelصَٰلِحٌإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاzayi etmezيُضِيعُecirleriniأَجْرَiyilik edenlerinٱلْمُحْسِنِينَharcamaları

Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kafirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükafatını elbette zayi etmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve işteأَنزَلْنَٰهُbiz onu indirdikحُكْمًاbir hüküm olarakعَرَبِيًّاوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineبَعْدَمَاجَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاartık yokturلَكَsenin içinمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçbirوَلِىٍّdostوَلَاne deوَاقٍbir koruyucu

Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi