KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

قول

de · der · söz · dedi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
1,722
Ayet
1,383
Sure
84
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

1383 ayetin ilk 8 tanesi
وَمِنَveٱلنَّاسِinsanlardanمَنöyleleri deيَقُولُderlerءَامَنَّاinandıkبِٱللَّهِAllahaوَبِٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَمَاolmadıkları haldeهُمonlarبِمُؤْمِنِينَinanıyor

İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraلَاyapmayınتُفْسِدُوا۟bozgunculukفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِقَالُوٓا۟derlerإِنَّمَاsadeceنَحْنُbizمُصْلِحُونَdüzelticileriz

Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraءَامِنُوا۟iman edinكَمَآgibiءَامَنَinandıklarıٱلنَّاسُinsanlarınقَالُوٓا۟derlerأَنُؤْمِنُinanır mıyız?كَمَآgibiءَامَنَinandığıٱلسُّفَهَآءُأَلَآiyi bilin kiإِنَّهُمْdoğrusu onlardırهُمُonlarٱلسُّفَهَآءُasıl beyinsizlerوَلَٰكِنfakatلَّاdeğildirيَعْلَمُونَbilenlerden

Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاve zamanخَلَوْا۟yalnız kaldıklarıإِلَىٰileشَيَٰطِينِهِمْşeytanlarıقَالُوٓا۟derlerإِنَّاşüphesiz bizمَعَكُمْsizinle beraberizإِنَّمَاelbette sadeceنَحْنُbizمُسْتَهْزِءُونَ(onlarla) alay ediyoruz

İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبَشِّرِve müjdeleٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve işleyenٱلصَّٰلِحَٰتِsalih işlerأَنَّmuhakkakلَهُمْonlar için vardırجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُكُلَّمَاherرُزِقُوا۟rızıklandırıldıklarındaمِنْهَاonlardakiمِنmeyvedenثَمَرَةٍرِّزْقًاقَالُوا۟derlerهَٰذَاBuٱلَّذِىşeydirرُزِقْنَاrızıklandığımızمِنdaha öncedenقَبْلُوَأُتُوا۟verilmiştirبِهِۦonlaraمُتَشَٰبِهًاوَلَهُمْOnlar için vardırفِيهَآoradaأَزْوَٰجٌeşlerمُّطَهَّرَةٌوَهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanlarقَالَdedi kiرَبُّكَRabbinلِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklereإِنِّىşüphesiz benجَاعِلٌyaratacağımفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِخَلِيفَةًقَالُوٓا۟dediler (melekler)أَتَجْعَلُmi yaratacaksın?فِيهَاoradaمَنkimseيُفْسِدُbozgunculuk yapanفِيهَاoradaوَيَسْفِكُdökenٱلدِّمَآءَkanوَنَحْنُoysa bizنُسَبِّحُtesbih ediyorبِحَمْدِكَseni överekوَنُقَدِّسُve takdis ediyoruzلَكَقَالَdediإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimمَاşeyleriلَاdeğilsinizتَعْلَمُونَsiz biliyor

Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَّمَve öğrettiءَادَمَAdem'eٱلْأَسْمَآءَisimleriكُلَّهَاbütünثُمَّsonraعَرَضَهُمْonları sunupعَلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِفَقَالَve dediأَنۢبِـُٔونِىbana söyleyinبِأَسْمَآءِisimleriniهَٰٓؤُلَآءِonlarınإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru kimseler

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi