KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

نبذ

attılar · ve attık · ve çekildi · onu bozdular

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
12
Sure
10
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

12 ayetin ilk 8 tanesi
أَوَكُلَّمَاne zamanعَٰهَدُوا۟anlaştılarsaعَهْدًاahitleنَّبَذَهُۥonu bozdularفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمبَلْzatenأَكْثَرُهُمْçoklarıلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zamanجَآءَهُمْonlara geldiyseرَسُولٌbir elçiمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقٌdoğrulayanلِّمَاşeyleriمَعَهُمْyanlarındakiنَبَذَattılarفَرِيقٌbir gurupمِّنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَkitapكِتَٰبَkitabıٱللَّهِAllah'ınوَرَآءَarkasınaظُهُورِهِمْsırtlarınınكَأَنَّهُمْsanki gibiلَاbilmiyorlarmışيَعْلَمُونَ

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniأَخَذَalmıştıٱللَّهُAllahمِيثَٰقَsözٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَKitapلَتُبَيِّنُنَّهُۥonu mutlaka açıklayacaksınızلِلنَّاسِinsanlaraوَلَاgizlemeyeceksinizتَكْتُمُونَهُۥفَنَبَذُوهُfakat onlar (verdikleri sözü) attılarوَرَآءَardınaظُهُورِهِمْsırtlarınınوَٱشْتَرَوْا۟ve aldılarبِهِۦkarşılığındaثَمَنًاbir paraقَلِيلًافَبِئْسَne kötüمَاşeyيَشْتَرُونَsatın alıyorlar

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِمَّاve eğerتَخَافَنَّkorkarsanمِنbir kavminقَوْمٍخِيَانَةًhiyanet etmesindenفَٱنۢبِذْsen de davranإِلَيْهِمْonlaraعَلَىٰaynı şekildeسَوَآءٍإِنَّçünküٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّٱلْخَآئِنِينَhainleri

(Antlaşma yaptığın) bir kavmin hainlik etmesinden korkarsan, sen de antlaşmayı bozduğunu aynı şekilde onlara bildir. Çünkü Allah, hainleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرْan (hatırla)فِىKitaptaٱلْكِتَٰبِمَرْيَمَMeryem'iإِذِbir zamanٱنتَبَذَتْo ayrılıp çekilmiştiمِنْailesindenأَهْلِهَامَكَانًاbir yereشَرْقِيًّاdoğu yönünde

(16-17) (Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiبَصُرْتُben gördümبِمَاşeyleriلَمْonların görmedikleriيَبْصُرُوا۟بِهِۦondaفَقَبَضْتُsonra aldımقَبْضَةًbir avuçمِّنْeserindenأَثَرِٱلرَّسُولِElçininفَنَبَذْتُهَاve onu attımوَكَذَٰلِكَve böyle (yapmayı)سَوَّلَتْhoş gösterdiلِىbanaنَفْسِىnefsim

Samiri, şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَخَذْنَٰهُbiz de onu tuttukوَجُنُودَهُۥve askerleriniفَنَبَذْنَٰهُمْve attıkفِىsuyaٱلْيَمِّفَٱنظُرْbakكَيْفَnasılكَانَolduعَٰقِبَةُsonuٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin

Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi