KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

عزز

güç · Aziz · galib · güçlü

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
119
Ayet
116
Sure
47
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

116 ayetin ilk 8 tanesi
رَبَّنَاRabbimizوَٱبْعَثْgönderفِيهِمْonlaraرَسُولًاbir elçiمِّنْهُمْkendi içlerindenيَتْلُوا۟okuyacakعَلَيْهِمْkendilerineءَايَٰتِكَsenin ayetleriniوَيُعَلِّمُهُمُve onlara öğretecekٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَيُزَكِّيهِمْإِنَّكَşüphesiz sensinأَنتَyalnız senٱلْعَزِيزُAziz olanٱلْحَكِيمُHakim olan

"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُonaٱتَّقِkorkٱللَّهَAllah'tanأَخَذَتْهُkendisini sürüklerٱلْعِزَّةُgururuبِٱلْإِثْمِفَحَسْبُهُۥartık ona yeterجَهَنَّمُوَلَبِئْسَve ne kötüٱلْمِهَادُbir yataktır o

Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerزَلَلْتُمkayarsanızمِّنۢsonraبَعْدِمَاsize geldiktenجَآءَتْكُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerفَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فِى(hakkında)ٱلدُّنْيَاdünyaوَٱلْءَاخِرَةِوَيَسْـَٔلُونَكَve sana soruyarlarعَنِöksüzlerdenٱلْيَتَٰمَىٰقُلْde kiإِصْلَاحٌıslah etmekلَّهُمْonları(n durumlarını)خَيْرٌوَإِنve eğerتُخَالِطُوهُمْonlara karışırsanızفَإِخْوَٰنُكُمْوَٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirٱلْمُفْسِدَbozanıمِنَıslah edendenٱلْمُصْلِحِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَأَعْنَتَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْمُطَلَّقَٰتُboşanmış kadınlarيَتَرَبَّصْنَgözetlerlerبِأَنفُسِهِنَّkendileriniثَلَٰثَةَüçقُرُوٓءٍوَلَاhelal olmazيَحِلُّلَهُنَّkendilerineأَنgizlemeleriيَكْتُمْنَمَاyarattığınıخَلَقَٱللَّهُAllah'ınفِىٓkendi rahimlerindeأَرْحَامِهِنَّإِنeğerكُنَّidiyselerيُؤْمِنَّinanıyorبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَبُعُولَتُهُنَّkocalarıأَحَقُّhak sahibidirlerبِرَدِّهِنَّonları geri almağaفِىbu aradaذَٰلِكَإِنْeğerأَرَادُوٓا۟isterlerseإِصْلَٰحًاوَلَهُنَّ(kadınların) vardırمِثْلُgibiٱلَّذِى(erkeklerin) kendileri üzerindekiعَلَيْهِنَّبِٱلْمَعْرُوفِوَلِلرِّجَالِerkeklerin (hakları)عَلَيْهِنَّonlar (kadınlar) üzerindeدَرَجَةٌوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌazizdirحَكِيمٌhakimdir

Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerيُتَوَفَّوْنَölenمِنكُمْiçinizdenوَيَذَرُونَve geriye bırakan(erkek)lerأَزْوَٰجًاeşlerوَصِيَّةًvasiyyet etsinlerلِّأَزْوَٰجِهِمeşlerininمَّتَٰعًاgeçimlerinin sağlanmasınıإِلَىkadarٱلْحَوْلِbir yılaغَيْرَ(evlerinden) çıkarılmadanإِخْرَاجٍفَإِنْşayetخَرَجْنَkendileri çıkarlarsaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizin içinفِىbir şeyمَافَعَلْنَyapmalarındaفِىٓhakkındaأَنفُسِهِنَّkendileriمِنuygun olanıمَّعْرُوفٍوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve bir zamanقَالَdemiştiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّRabbimأَرِنِىbana gösterكَيْفَnasılتُحْىِdirilttiğiniٱلْمَوْتَىٰقَالَ(Allah) dediأَوَلَمْyoksaتُؤْمِنقَالَ(İbrahim) dedi kiبَلَىٰHayır (inandım)وَلَٰكِنfakatلِّيَطْمَئِنَّtatmin olması içinقَلْبِىقَالَdediفَخُذْo halde tutأَرْبَعَةًdördünüمِّنَkuşlardanٱلطَّيْرِفَصُرْهُنَّonları alıştırإِلَيْكَkendineثُمَّsonraٱجْعَلْkoyعَلَىٰüzerineكُلِّherجَبَلٍdağınمِّنْهُنَّonlardanجُزْءًاbir parçaثُمَّsonraٱدْعُهُنَّonları (kendine) çağırيَأْتِينَكَsana geleceklerسَعْيًاوَٱعْلَمْbil kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مِنdaha önceقَبْلُهُدًىyol gösterici olarakلِّلنَّاسِinsanlaraوَأَنزَلَve indirdiٱلْفُرْقَانَإِنَّmuhakkak kiٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınلَهُمْonlara vardırعَذَابٌbir azabشَدِيدٌوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstündürذُوöc alandırٱنتِقَامٍ

(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi