KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سجد

secde · secdeye · Mescid-i · mescidde

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
92
Ayet
81
Sure
32
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

81 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştikلِلْمَلَٰٓئِكَةِMeleklereٱسْجُدُوا۟secde edinلِءَادَمَفَسَجَدُوٓا۟hemen secde ettilerإِلَّآhariçإِبْلِيسَİblisأَبَىٰkaçındıوَٱسْتَكْبَرَve kibirlendiوَكَانَve olduمِنَinkarcılardanٱلْكَٰفِرِينَ

Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştik kiٱدْخُلُوا۟girinهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkenteفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاoradanحَيْثُyerdeشِئْتُمْdilediğinizرَغَدًاbol bolوَٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌhitta (ya Rabbi bizi affet)نَّغْفِرْbiz de bağışlayalımلَكُمْsizinخَطَٰيَٰكُمْوَسَنَزِيدُve daha fazlasını vereceğizٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kim olabilirأَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenمَّنَعَmen edenمَسَٰجِدَmescidlerindeٱللَّهِAllah'ınأَنanılmasınaيُذْكَرَفِيهَاiçindeٱسْمُهُۥismininوَسَعَىٰve çalışandanفِىonların harabolmasınaخَرَابِهَآأُو۟لَٰٓئِكَişteمَاyokturكَانَolmalarıلَهُمْonlar içinأَنgirmeleriيَدْخُلُوهَآإِلَّاdışındaخَآئِفِينَلَهُمْonlar için vardırفِىdünyadaٱلدُّنْيَاخِزْىٌrezillikوَلَهُمْve vardırفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِعَذَابٌazapعَظِيمٌbüyük bir

Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniجَعَلْنَاbiz kıldıkٱلْبَيْتَBeyt'i (Ka'be'yi)مَثَابَةًtoplanma yeriلِّلنَّاسِinsanlaraوَأَمْنًاve güven yeriوَٱتَّخِذُوا۟siz de edininمِنmakamındanمَّقَامِإِبْرَٰهِۦمَİbrahim'inمُصَلًّىوَعَهِدْنَآve emretmiştikإِلَىٰٓİbrahim'eإِبْرَٰهِۦمَوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'il'eأَنtemizlemesiniطَهِّرَابَيْتِىَev'imiلِلطَّآئِفِينَtavaf edenler içinوَٱلْعَٰكِفِينَibadete kapananlarوَٱلرُّكَّعِve rüku edenlerٱلسُّجُودِsecde edenler

Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için evimi (Kabe'yi) tertemiz tutun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْelbetteنَرَىٰgörüyoruzتَقَلُّبَçevrilip durduğunuوَجْهِكَyüzününفِىdoğruٱلسَّمَآءِفَلَنُوَلِّيَنَّكَelbette seni döndüreceğizقِبْلَةًbir kıbleyeتَرْضَىٰهَافَوَلِّ(Bundan böyle) çevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَtarafınaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzleriniziشَطْرَهُۥوَإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَkitapلَيَعْلَمُونَelbette bilirlerأَنَّهُbununٱلْحَقُّbir gerçek olduğunuمِنRablerindenرَّبِّهِمْوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاonların yaptıklarındanيَعْمَلُونَ

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveحَيْثُneredenخَرَجْتَçıkarsan (yola)فَوَلِّçevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَtarafınaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَإِنَّهُۥbu elbetteلَلْحَقُّbir gerçektirمِنRabbindenرَّبِّكَوَمَاve değildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveحَيْثُneredenخَرَجْتَçıkarsan (yola)فَوَلِّçevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَdoğruٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzünüzüشَطْرَهُۥo yanaلِئَلَّاdiyeيَكُونَolmasınلِلنَّاسِhiç kimseninعَلَيْكُمْaleyhinizdeحُجَّةٌbir deliliإِلَّاbaşkasınınٱلَّذِينَkimselerdenظَلَمُوا۟zalim olanمِنْهُمْonlardanفَلَاonlardan çekinmeyinتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِىbenden çekininوَلِأُتِمَّve tamamlayayımنِعْمَتِىni'metimiعَلَيْكُمْsizeوَلَعَلَّكُمْumulur kiتَهْتَدُونَhidayete erersiniz

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُحِلَّhelal kılındıلَكُمْsizeلَيْلَةَgecesiٱلصِّيَامِoruçٱلرَّفَثُyaklaşmakإِلَىٰkadınlarınızaنِسَآئِكُمْهُنَّonlarلِبَاسٌelbisenizdirلَّكُمْsizinوَأَنتُمْve siz deلِبَاسٌelbisesisinizلَّهُنَّعَلِمَbildiٱللَّهُAllahأَنَّكُمْgerçekten sizكُنتُمْolduğunuzuتَخْتَانُونَyazık ediyorsunuzأَنفُسَكُمْkendinizeفَتَابَtevbenizi kabul ettiعَلَيْكُمْsizdenوَعَفَاve affettiعَنكُمْفَٱلْـَٰٔنَartık şimdiبَٰشِرُوهُنَّonlara yaklaşınوَٱبْتَغُوا۟ve arayınمَاşeyleriكَتَبَyaz(ıp takdir etmiş ol)duğuٱللَّهُAllah'ınلَكُمْوَكُلُوا۟ve yiyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinحَتَّىٰkadarيَتَبَيَّنَayırdelinceyeلَكُمُsizceٱلْخَيْطُiplikٱلْأَبْيَضُbeyazمِنَipliktenٱلْخَيْطِٱلْأَسْوَدِsiyahمِنَşafağınٱلْفَجْرِثُمَّsonraأَتِمُّوا۟tamamlayınٱلصِّيَامَorucuإِلَىdekٱلَّيْلِوَلَا(kadınlara) yaklaşmayınتُبَٰشِرُوهُنَّوَأَنتُمْsizعَٰكِفُونَibadete çekilmiş ikenفِىmescidlerdeٱلْمَسَٰجِدِتِلْكَbunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınفَلَاbunlara yaklaşmayınتَقْرَبُوهَاكَذَٰلِكَişte böyleيُبَيِّنُaçıklar kiٱللَّهُAllahءَايَٰتِهِۦayetleriniلِلنَّاسِinsanlaraلَعَلَّهُمْumulur kiيَتَّقُونَkorunup sakınırlar

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi