KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

رزق

rızkı · rızık · besledi · rızkını

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
123
Ayet
109
Sure
44
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Verilen pay ve geçim

Rızık ailesi kaynağın açıklamasında verme ve pay ayırma çevresinde yer alır. Ayetlerde rızkın kime nispet edildiği ve onunla ne yapıldığı ayrıca okunmalıdır.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris رزق maddesini belirli bir zamana bağlı verme ile açar; daha sonra zamanla sınırlandırılmayan vermenin de bu çerçevede kullanıldığını söyler. Allah’ın verdiği rızık temel örneklerdendir. Kısa maddenin sonunda bir lehçede şükür anlamında kullanım da aktarılır ve bunun için ayrı bir ayet zikredilir. Bu nakil, rızık geçen her yere “şükür” karşılığını taşıma izni değildir. Lehçe açıklamasını ilgili örnekle sınırlı tutmak, kaynağın sunduğu veriyi aşırı genellememeyi sağlar. (İbn Fâris, Mekāyîs, 2/388.)

Ayet içinde okuma

Bakara 2:3’te verilen rızıktan harcama, iman ve namazla birlikte anılır. Hûd 11:6’da yeryüzündeki canlıların rızkı, onların bulunduğu yerlerin bilinmesiyle beraber ifade edilir. İlk örnekte verilen şeyin kullanımı, ikincisinde canlıların geçimi ve ilâhî bilgi bağlamı öne çıkar. Sözlükteki “verme” açıklaması bu ortaklığı görmeye yardım eder, ancak iki ayetin bütün kapsamını tek bir ekonomik tanıma indirmez. Sözcüğün bağlı olduğu özne ve zamirler izlenerek okumaya devam edilmelidir.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

109 ayetin ilk 8 tanesi
ٱلَّذِينَonlar kiيُؤْمِنُونَinanırlarبِٱلْغَيْبِgaybde(gizlide)وَيُقِيمُونَve kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazlarınıوَمِمَّاve şeydenرَزَقْنَٰهُمْkendilerini rızıklandırdığımızيُنفِقُونَinfak ederler

Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىO (Rabb) kiجَعَلَkıldıلَكُمُsizin içinٱلْأَرْضَyeriفِرَٰشًاdöşekوَٱلسَّمَآءَve göğüبِنَآءًbinaوَأَنزَلَve indirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuفَأَخْرَجَçıkardıبِهِۦonunlaمِنَçeşitli ürünlerdenٱلثَّمَرَٰتِرِزْقًاrızık olarakلَّكُمْفَلَاöyleyseتَجْعَلُوا۟koşmayınلِلَّهِAllah'aأَندَادًاeşler (denk)وَأَنتُمْve siz deتَعْلَمُونَbile bile

O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبَشِّرِve müjdeleٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve işleyenٱلصَّٰلِحَٰتِsalih işlerأَنَّmuhakkakلَهُمْonlar için vardırجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُكُلَّمَاherرُزِقُوا۟rızıklandırıldıklarındaمِنْهَاonlardakiمِنmeyvedenثَمَرَةٍرِّزْقًاقَالُوا۟derlerهَٰذَاBuٱلَّذِىşeydirرُزِقْنَاrızıklandığımızمِنdaha öncedenقَبْلُوَأُتُوا۟verilmiştirبِهِۦonlaraمُتَشَٰبِهًاوَلَهُمْOnlar için vardırفِيهَآoradaأَزْوَٰجٌeşlerمُّطَهَّرَةٌوَهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَظَلَّلْنَاve gölgelendirdikعَلَيْكُمُüstünüzeٱلْغَمَامَbulutuوَأَنزَلْنَاve indirdikعَلَيْكُمُsizeٱلْمَنَّkudret helvasıوَٱلسَّلْوَىٰكُلُوا۟yeyinمِنgüzelliklerdenطَيِّبَٰتِمَاşeyleriرَزَقْنَٰكُمْوَمَاve değildiظَلَمُونَاbize zulmediyorوَلَٰكِنamaكَانُوٓا۟idilerأَنفُسَهُمْkendilerineيَظْلِمُونَzulmetmekteler

Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱسْتَسْقَىٰsu istemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmi içinفَقُلْنَاdemiştikٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنفَجَرَتْfışkırmıştıمِنْهُondanٱثْنَتَاon ikiعَشْرَةَعَيْنًاقَدْelbetteعَلِمَbilmiştiكُلُّbütünأُنَاسٍinsanlarمَّشْرَبَهُمْكُلُوا۟yeyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinمِنrızkındanرِّزْقِٱللَّهِAllah'ınوَلَاve (başkalarına) saldırmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقَالَdemişti kiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّRabbimٱجْعَلْkılهَٰذَاbuبَلَدًاşehriءَامِنًاgüvenliوَٱرْزُقْve rızıklandırأَهْلَهُۥhalkınıمِنَürünlerleٱلثَّمَرَٰتِمَنْkimseleriءَامَنَinananمِنْهُمonlardanبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِقَالَ(Rabbi) buyurdu kiوَمَنkimseyiكَفَرَinkar edenفَأُمَتِّعُهُۥonu geçindiririmقَلِيلًاaz bir (süre)ثُمَّsonraأَضْطَرُّهُۥٓonu mahkum ederimإِلَىٰazabınaعَذَابِٱلنَّارِوَبِئْسَve ne kötüٱلْمَصِيرُdönüş yeridir

Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarكُلُوا۟yeyinمِنiyilerindenطَيِّبَٰتِمَاne kiرَزَقْنَٰكُمْsize rızık olarak verdikوَٱشْكُرُوا۟ve şükredinلِلَّهِAllah'aإِنeğerكُنتُمْisenizإِيَّاهُyalnızca onaتَعْبُدُونَ(ona) tapıyor

Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
زُيِّنَsüslü gösterildiلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenlereٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَيَسْخَرُونَve alay ederlerمِنَkimselerleٱلَّذِينَءَامَنُوا۟وَٱلَّذِينَve kimselerleٱتَّقَوْا۟takva sahipleriفَوْقَهُمْonlardan üstündürlerيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَٱللَّهُAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِhesapsızحِسَابٍ

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi