KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

نور

nur · ateş · nura · nuru

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
194
Ayet
174
Sure
62
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Işık, açıklık ve benzetmenin sınırı

Nûr maddesi ışık veren ve görünür kılan kullanımları bir araya getirir. Ayetteki benzetmenin tamamı okunmadan tek sözcükten ayrıntılı bir yorum üretmek uygun değildir.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris نور maddesinde aydınlatma, hareket ve kararsızlık çevresinde bir açıklama kurar; nûr ve ateşin yanı sıra çiçek, işaret ve sınır belirten örnekleri de sıralar. Maddenin sonunda bu açıklamanın dışında tuttuğu kullanımlar vardır. Böyle bir sıralama, sözlük yazarının kök ilişkilerini nasıl kurduğunu gösterir; bütün örneklerin her ayette birlikte kastedildiğini göstermez. Özellikle fiziksel ışıkla ilgili örnekler, bağlamsal benzetmeyi mekanik olarak çözmek için yeterli değildir. (İbn Fâris, Mekāyîs, 5/368–5/369.)

Ayet içinde okuma

Nûr 24:35’te ışık sözcüğü kandil, cam ve yağ ile örülen geniş bir temsil içinde tekrar eder. Hadîd 57:12’de ise mümin erkek ve kadınların önlerinde ve sağlarında ilerleyen nurları anlatılır. İkinci ayetin sahnesi ilk ayetteki temsilin bütün ayrıntılarını taşımaz. Önce tekrarları ve sözcüğün bağlı olduğu kişileri izlemek gerekir. Bu dosyanın amacı temsilin bütün yorumlarını sonuçlandırmak değil, sözlük okumasından ayetin kendi cümlesine güvenilir bir geçiş sağlamaktır.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

174 ayetin ilk 8 tanesi
مَثَلُهُمْOnların durumuكَمَثَلِdurumu gibidirٱلَّذِىkişininٱسْتَوْقَدَyakanنَارًاateşفَلَمَّآne zaman kiأَضَآءَتْaydınlatırمَاçevresiniحَوْلَهُۥذَهَبَgiderdiٱللَّهُAllahبِنُورِهِمْonların nurunuوَتَرَكَهُمْve onları bıraktıفِىiçindeظُلُمَٰتٍkaranlıklarلَّاdeğildirيُبْصِرُونَgörenlerden

Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنyok eğerلَّمْyapmadınızsaتَفْعَلُوا۟وَلَنki aslaتَفْعَلُوا۟yapamayacaksınızفَٱتَّقُوا۟o halde sakınınٱلنَّارَateştenٱلَّتِىkiوَقُودُهَاonun yakıtıٱلنَّاسُinsanlarوَٱلْحِجَارَةُأُعِدَّتْhazırlanmışلِلْكَٰفِرِينَinkarcılar için

Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar edenوَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimiziأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟Bir de dediler kiلَنaslaتَمَسَّنَاbize dokunmayacaktırٱلنَّارُateşإِلَّآdışındaأَيَّامًاgünمَّعْدُودَةًقُلْDe kiأَتَّخَذْتُمْaldınız mı?عِندَkatındaٱللَّهِAllahعَهْدًاbir söz (bu hususta)فَلَنöyleyseيُخْلِفَdönmezٱللَّهُAllahعَهْدَهُۥٓأَمْyoksaتَقُولُونَsöylüyorsunuzعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahمَاbir şeyلَاbilmediğinizتَعْلَمُونَ

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلَىٰevetمَنkimكَسَبَkazanırسَيِّئَةًbir günahوَأَحَٰطَتْve kuşatmış olursaبِهِۦkendisiniخَطِيٓـَٔتُهُۥsuçuفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقَالَdemişti kiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّRabbimٱجْعَلْkılهَٰذَاbuبَلَدًاşehriءَامِنًاgüvenliوَٱرْزُقْve rızıklandırأَهْلَهُۥhalkınıمِنَürünlerleٱلثَّمَرَٰتِمَنْkimseleriءَامَنَinananمِنْهُمonlardanبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِقَالَ(Rabbi) buyurdu kiوَمَنkimseyiكَفَرَinkar edenفَأُمَتِّعُهُۥonu geçindiririmقَلِيلًاaz bir (süre)ثُمَّsonraأَضْطَرُّهُۥٓonu mahkum ederimإِلَىٰazabınaعَذَابِٱلنَّارِوَبِئْسَve ne kötüٱلْمَصِيرُdönüş yeridir

Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve şöyle dedilerٱلَّذِينَkimselerٱتَّبَعُوا۟uyanلَوْkeşkeأَنَّbizim için (mümkün olsaydı)لَنَاكَرَّةًbir dönüş (dünyaya)فَنَتَبَرَّأَuzak dursaydıkمِنْهُمْonlardanكَمَاgibiتَبَرَّءُوا۟uzak durduklarıمِنَّاكَذَٰلِكَböyleceيُرِيهِمُonlara gösterirٱللَّهُAllahأَعْمَٰلَهُمْbütün fiilleriniحَسَرَٰتٍhasretler (pişmanlık kaynağı olarak)عَلَيْهِمْوَمَاve değildirهُمonlarبِخَٰرِجِينَçıkacakمِنَateştenٱلنَّارِ

Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْتُمُونَgizleyenمَآbir şeyأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنَKitaptanٱلْكِتَٰبِوَيَشْتَرُونَve satanlarبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَاbir şeyيَأْكُلُونَyemezlerفِىkarınlarınaبُطُونِهِمْإِلَّاbaşkaٱلنَّارَateştenوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِKıyametوَلَاve onları temizlemeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi