KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ربع

dört · kırk · dördü · dördünü

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
21
Sure
11
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

21 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniوَٰعَدْنَاsözleşmiştikمُوسَىٰٓMusa ileأَرْبَعِينَkırkلَيْلَةًgece içinثُمَّsonraٱتَّخَذْتُمُsiz (tanrı) edinmiştinizٱلْعِجْلَbuzağıyıمِنۢonun ardındanبَعْدِهِۦوَأَنتُمْve sizظَٰلِمُونَzalimlerdiniz

Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّلَّذِينَkimseler içinيُؤْلُونَyaklaşmamağa yemin edenlerمِنkadınlarınaنِّسَآئِهِمْتَرَبُّصُbekleme (hakkı) vardırأَرْبَعَةِdörtأَشْهُرٍفَإِنeğerفَآءُو(o süre içinde) dönerlerseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayanرَّحِيمٌmerhamet edendir

Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerinيُتَوَفَّوْنَölen(ler)مِنكُمْiçinizdenوَيَذَرُونَgeriye bıraktıklarıأَزْوَٰجًاeşleriيَتَرَبَّصْنَ(bekleyip) gözetlerlerبِأَنفُسِهِنَّkendileriniأَرْبَعَةَdörtأَشْهُرٍayوَعَشْرًافَإِذَاzamanبَلَغْنَbitirdiğiأَجَلَهُنَّsüreleriniفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeفِيمَاyapmalarındaفَعَلْنَفِىٓiçinأَنفُسِهِنَّkendileriبِٱلْمَعْرُوفِوَٱللَّهُAllahبِمَاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَخَبِيرٌhaberdardır

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve bir zamanقَالَdemiştiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّRabbimأَرِنِىbana gösterكَيْفَnasılتُحْىِdirilttiğiniٱلْمَوْتَىٰقَالَ(Allah) dediأَوَلَمْyoksaتُؤْمِنقَالَ(İbrahim) dedi kiبَلَىٰHayır (inandım)وَلَٰكِنfakatلِّيَطْمَئِنَّtatmin olması içinقَلْبِىقَالَdediفَخُذْo halde tutأَرْبَعَةًdördünüمِّنَkuşlardanٱلطَّيْرِفَصُرْهُنَّonları alıştırإِلَيْكَkendineثُمَّsonraٱجْعَلْkoyعَلَىٰüzerineكُلِّherجَبَلٍdağınمِّنْهُنَّonlardanجُزْءًاbir parçaثُمَّsonraٱدْعُهُنَّonları (kendine) çağırيَأْتِينَكَsana geleceklerسَعْيًاوَٱعْلَمْbil kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْşayetخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاadaleti sağlayamıyacağınızdanتُقْسِطُوا۟فِىhakkındaٱلْيَتَٰمَىٰöksüz(kızlar)فَٱنكِحُوا۟alınمَاolanطَابَhelalلَكُمsizeمِّنَkadınlardanٱلنِّسَآءِمَثْنَىٰikişerوَثُلَٰثَve üçerوَرُبَٰعَفَإِنْyineخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاadalet yapamayacağınızdanتَعْدِلُوا۟فَوَٰحِدَةًbir tane (alın)أَوْyahutمَاşeyle (yetinin)مَلَكَتْsahip olduğuأَيْمَٰنُكُمْذَٰلِكَbudurأَدْنَىٰٓen uygun olanأَلَّاhaksızlık etmemeniz içinتَعُولُوا۟

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَكُمْنِصْفُyarısıمَاbıraktıkları mirasınتَرَكَأَزْوَٰجُكُمْeşlerinizinإِنeğerلَّمْyoksaيَكُنلَّهُنَّonlarınوَلَدٌفَإِنeğerكَانَonların varsaلَهُنَّوَلَدٌçocuklarıفَلَكُمُsizindirٱلرُّبُعُdörtte biriمِمَّاbıraktıklarınınتَرَكْنَمِنۢsonraبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصِينَyapacaklarıبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍوَلَهُنَّonlarındırٱلرُّبُعُdörtte biriمِمَّاbıraktığınızınتَرَكْتُمْإِنeğerلَّمْyoksaيَكُنلَّكُمْsizin deوَلَدٌفَإِنeğerكَانَvarsaلَكُمْsizinوَلَدٌçocuğunuzفَلَهُنَّonlarındırٱلثُّمُنُsekizde biriمِمَّاbıraktığınızınتَرَكْتُممِّنۢsonraبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyetتُوصُونَyapacağınızبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍوَإِنeğerكَانَiseرَجُلٌerkeğinيُورَثُmiras bırakanكَلَٰلَةًevladı ve ana babası olmayıpأَوِveyaٱمْرَأَةٌkadınınوَلَهُۥٓvarsaأَخٌbir erkekأَوْveyaأُخْتٌbir kızkardeşiفَلِكُلِّherوَٰحِدٍbirineمِّنْهُمَاonlardanٱلسُّدُسُفَإِنeğerكَانُوٓا۟iselerأَكْثَرَfazlaمِنbundanذَٰلِكَفَهُمْonlarشُرَكَآءُortaktırlarفِىüçte bireٱلثُّلُثِمِنۢsonradırبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصَىٰyapılanبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍborçtanغَيْرَolmayanمُضَآرٍّوَصِيَّةًvasiyyettirمِّنَAllahtanٱللَّهِوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَلِيمٌhalimdir

Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّٰتِىve kimselerيَأْتِينَyapanlarٱلْفَٰحِشَةَfuhuşمِنkadınlarınızdan;نِّسَآئِكُمْفَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid getirinعَلَيْهِنَّonlara karşıأَرْبَعَةًdörtمِّنكُمْفَإِنeğerشَهِدُوا۟onlar şahidlik ederlerseفَأَمْسِكُوهُنَّtutun (dışarı çıkarmayın)فِىevlerdeٱلْبُيُوتِحَتَّىٰkadarيَتَوَفَّىٰهُنَّo kadınları alıncayaٱلْمَوْتُölümأَوْya daيَجْعَلَgösterinceyeٱللَّهُAllahلَهُنَّonların yararınaسَبِيلًاbir yol

Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَ(Allah) buyurdu kiفَإِنَّهَاşüphesiz orasıمُحَرَّمَةٌyasaklandıعَلَيْهِمْأَرْبَعِينَkırkسَنَةًيَتِيهُونَşaşkın şaşkın dolaşacaklarفِىo yerdeٱلْأَرْضِفَلَاsen üzülmeتَأْسَعَلَىüzerineٱلْقَوْمِtoplumٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkmış

Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi