KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

عصب

çetin · bir cemaatiz · bir topluluk · bir topluluğa

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
5
Ayet
5
Sure
4
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

5 ayetin ilk 5 tanesi
وَلَمَّاve ne zaman kiجَآءَتْgelinceرُسُلُنَاElçilerimizلُوطًاLut'aسِىٓءَkaygılandıبِهِمْonlardanوَضَاقَve göğsüne bastıبِهِمْonlardanذَرْعًاbir sıkıntıوَقَالَve dedi kiهَٰذَاbuيَوْمٌbir gündürعَصِيبٌçetin

Elçilerimiz Lut'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالُوا۟demişlerdi kiلَيُوسُفُYusufوَأَخُوهُve kardeşiأَحَبُّdaha sevgilidirإِلَىٰٓbabamızaأَبِينَامِنَّاbizdenوَنَحْنُoysa bizعُصْبَةٌbir cemaatizإِنَّşüphesizأَبَانَاbabamızلَفِىiçindedirضَلَٰلٍbir yanlışlıkمُّبِينٍaçık

Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiلَئِنْandolsunأَكَلَهُonu yerseٱلذِّئْبُkurtوَنَحْنُbiz (olduğumuz halde)عُصْبَةٌbir toplulukإِنَّآelbette bizإِذًاo zamanلَّخَٰسِرُونَtamamen kaybedenlerdeniz

Onlar da, "Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّkuşkusuzٱلَّذِينَgetirenlerجَآءُوبِٱلْإِفْكِiftirayıعُصْبَةٌbir toplulukturمِّنكُمْلَاonu sanmayınتَحْسَبُوهُشَرًّاşerلَّكُمبَلْbilakisهُوَoخَيْرٌhayırdırلَّكُمْلِكُلِّher (karşılığını görecektir)ٱمْرِئٍkişiمِّنْهُمonlardanمَّاneٱكْتَسَبَişledi (ise)مِنَgünahınınٱلْإِثْمِوَٱلَّذِىkimseyeتَوَلَّىٰyüklenenكِبْرَهُۥen büyüğünüمِنْهُمْonlardanلَهُۥonun (yalanın)عَذَابٌbir azab (vardır)عَظِيمٌbüyük

O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّقَٰرُونَKarunكَانَidiمِنkavmindenقَوْمِمُوسَىٰMusa'nınفَبَغَىٰazgınlık ettiعَلَيْهِمْوَءَاتَيْنَٰهُve ona vermiştikمِنَhazinelerdenٱلْكُنُوزِمَآkiإِنَّmuhakkakمَفَاتِحَهُۥonun anahtarlarıلَتَنُوٓأُağır geliyorduبِٱلْعُصْبَةِbir topluluğaأُو۟لِىsahibiٱلْقُوَّةِkuvvetإِذْhaniقَالَdemişti kiلَهُۥonaقَوْمُهُۥkavmiلَاşımarmaتَفْرَحْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّٱلْفَرِحِينَşımarıkları

Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi