فَإِنْeğerعُثِرَanlaşılırsaعَلَىٰٓonlarınأَنَّهُمَاٱسْتَحَقَّآişledikleriإِثْمًاbir günahفَـَٔاخَرَانِbaşka iki kişiيَقُومَانِgeçerمَقَامَهُمَاonların yerineمِنَkendisineٱلَّذِينَٱسْتَحَقَّhaksızlık edilenlerdenعَلَيْهِمُonların üzerineٱلْأَوْلَيَٰنِdaha layıkفَيُقْسِمَانِyemin ederlerبِٱللَّهِAllah'aلَشَهَٰدَتُنَآmutlaka bizim şahidliğimizأَحَقُّdaha doğrudurمِنonların şahidliğindenشَهَٰدَتِهِمَاوَمَاbiz (hakka) tecavüz etmedikٱعْتَدَيْنَآإِنَّآyoksa biz elbetteإِذًاo zamanلَّمِنَoluruzٱلظَّٰلِمِينَzalimlerden
(Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "Allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com