فَٱنطَلَقَاyine yürüdülerحَتَّىٰٓnihayetإِذَآvardıklarındaأَتَيَآأَهْلَhalkınaقَرْيَةٍbir kentٱسْتَطْعَمَآyemek istedilerأَهْلَهَاoranın halkındanفَأَبَوْا۟fakat kaçındılarأَنonları konuklamaktanيُضَيِّفُوهُمَافَوَجَدَاderken buldularفِيهَاoradaجِدَارًاbir duvarيُرِيدُyüz tutanأَنyıkılmağaيَنقَضَّفَأَقَامَهُۥقَالَ(Musa) dedi kiلَوْeğerشِئْتَisteseydinلَتَّخَذْتَalırdınعَلَيْهِbuna karşılıkأَجْرًاbir ücret
Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Musa, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com